Botoks Uygulamaları
21. yüzyıl insanı, geçmişe göre daha uzun ve daha aktif
yaşamaktadır.. Günümüzde ölüm yaşı gecikmesine rağmen, toplum
yorgun ve yaşlı bir görünüme sahip değildir.. Kendimizi genç
hissettiğimiz gibi, dış görüntümüzün de her zaman buna uygun
olmasını dilemekteyiz.. İşte bu ihtiyaç, ‘yemek arası prosedürü’
olarak adlandırılabilen kozmetik
BOTOKS uygulamalarının giderek yaygın bir şekilde artmasına
neden olmuştur.. Günümüzde BOTOKS uygulamalarının etkili ve
güvenilir olduğu kabul edilmekte ve önemli olan bir nokta olarak
da zaman kaybı yaratmamaktadır.. Aynı zamanda dolgu maddeleri ve
lazer gibi diğer kozmetik uygulamalarla eşzamanlı olarak da
kullanılabilmektedir.. Plastik cerrahlar, uzun yıllar boyunca
göz çevresi, kaş arası ve alın kırışıklarının zararsız ve
cerrahi dışında bir tedavisini bulmaya çalışmışlardır. İşte bu
ihtiyaç sonucunda doğan BOTOKS uygulamaları ile tatminkar
sonuçlar elde edilmiştir..
BOTOKS ile tedavi sonucunda mevcut
olan kırışıklarda belirgin azalma izlenmiştir.. Yüz ve boyun
bölgesindeki kırışıkların BOTOKS ile tedavisi, Amerika’da en sık
uygulanan kozmetik prosedür olma özelliğini korumaktadır.
BOTOKS, botulinum A isimli bir toksinden üretilen, etkileri geri
dönüşümlü olan bir maddedir.. Uygulanan kasları geçici olarak
gevşeterek o bölgedeki kırışıkların açılmasını sağlar.. Aynı
zamanda aşırı terleme tedavisinde koltuk altı, el ve ayak gibi
bölgelerin tedavisinde de etkilidir..Etki süresi 3 ila 6 olan
BOTOKS'un tekrarlanan uygulamalarında etki süresi uzamaktadır.
En iyi sonuç verdiği bölgeler; Gözlerin dış kenarındaki 'kaz
ayağı' denilen kırışıklar, kaş ortası kırışıkları ve alın
bölgesindeki kırışıklardır..Aynı zamanda kaş kaldırma amacı ile
de kullanılabilmektedir.. Anesteziye ihtiyaç gerektirmeyen,
ağrı-sızı yapmayan, sadece çok ufak birkaç iğne girişini
hissedeceÄŸiniz bir iÅŸlemdir..
Yaşlanma ile birlikte yüzümüzde ne gibi değişiklikler oluşur?
Yaşlanma ile birlikte, yüzümüzde ince veya derin kırışıklıklar
ve sarkmalar oluşur. Bunun sebepleri arasında, yer çekimi
etkisi, güneş ışınları, ultraviyole, her gün yüzlerce kez
yaptığımız gülme, kaş çatma, gözlerimizi kısma gibi mimik
hareketlerimiz ve sigara gibi olumsuz dış etkenlere maruz kalmak
sayılabilir. Zamanla deri içinde var olan ve cildimizin daha
diri, genç görünmesine neden olan bazı maddelerde de azalma
meydana gelir. Bunun sonucunda dudak çevremizde, ağız
çevremizde, göz kenarlarımızda (kaz ayağı), alnımızda ve her iki
burun kanadından ağız köşelerine inen derin veya ince
kırışıklıklar oluşur.